Taşıdığı ürüne göre petrol gemisi ve metan gemisi diye adlandırılan akaryakıt gemileri, petrolü ve sıvılaştırılmış doğal gazı daha ucuza taşımak için düşünülmüş büyük tanker gemilerdir. Oysa karada, tanker taşıtlarla taşıma fiyatı çok yüksektir. Deniz taşımacılığına oranla fiyatlar, tanker vagonlarda 20 kat, tanker kamyonlarda 80 kat daha fazladır. Bu nedenle ancak boru hatları kullanılabilir.
Petrolü bir yerden bir yere ileten borulara pipe-line ya da petrol boru hattı denir. Çapı bir metreyi bulabilen bu çelik borular kaynakla birbirine tutturulur, üstleri kağıt ve bitümle kaplandıktan sonra toprak altına gömülür ve binlerce kilometre ötelere ulaşabilir. Bazı borular ham petrolü üretim bölgelerinden ya da limanlardan rafinerilere, bazıları ise benzin veya gazoil gibi damıtılmış ürünleri rafinerilerden sanayi merkezlerine taşır.
Hat boyunca, sıvının düzenli olarak akmasını sağlayan pompalama istasyonları kurulur. Bu istasyonların sayısı arazinin engebelerine ve ürünün viskozitesine bağlıdır. Dağları aşan, körfezleri geçen boru hatları bile döşenmiştir. Boruların içi zaman zaman içeriye sokulan kazıyıcılarla, raspalarla temizlenir. Aynı borudan, birbirine karışmaksızın, birçok sıvıyı arka arkaya göndermek mümkündür.
Gazları taşıyan borulara da fider (İngilizce feeder‘den) gazodük ya da gaz boru hattı denilir. Petrol boruları gibi yere gömülmüş olan bu gaz borularının en kalınları, sınırdan sınıra binlerce kilometre boyunca uzanır. Gergi gaz, petrolden daha kolay akar ama, gene de pompalanması gerekir. Borulardaki herhangi bir kaçak insanların boğulmasına, patlamalara ve yangınlara yol açacağından çok tehlikelidir: bu nedenle, çelik boruların kükürtlü hidrojenle aşınan yerlerini ve toprak kaymaları ya da yer sarsıntıları sonucunda meydana gelen çatlakları saptayabilmek için sürekli bir denetim gerekir.