Ahiret Günü kurulacak olan adalet meydanında insanların hayır ve şerleri kendilerine gösterilecek, bunlar eksiksiz ölçülerek kitaplar dağıtılacaktır. Mizan ilahi bir terazidir. Mizan; Ahirette hesaptan sonra herkesin amellerinin tartıldığı îlâhi adalet ölçüsüdür. İyiliği ağır gelen kurtulur, kötülüğü ağır gelenler ise perişan olur. Diğer bir ifade ile Mizan, ahirette günah ve sevapların iyilik ve kötülüklerin ölçülüp tartılacağı manevi ölçü aleti demektir.
Mizan ile insanların gözleri önünde, iyilik ve kötülükleri tartılır. Kimseye haksızlık yapılmaz. Cebrail Aleyhisselamın memuriyeti ile kurulan mizanda cennete hesapsız gireceklerle, tamamen kafir olanların dışındaki insanların amelleri tartılır. Bu terazide sevap tarafı ağır basanlar cennete, günah tarafı ağır basanlar da cezalarını çekmek üzere cehnneme giderler. Mizanın hak oluşu Kur’an ayeti ile bellidir. Yüce Rabbimiz;
“Allah, hakkın ortaya çıkması için kitapları ve mizanı indirendir.” (Şura:17)
“Kıyamet günü adalet terazileri koyacağız. Hiç bir kimseye hiç bir haksızlık yapılmaz. Hardal tanesi kadar bile olsa yapılanı ortaya koyarız. Hesab görenler olarak bizler yeteriz” (el-Enbiya, 21/47). “O gün (kıyamet günü) gerçek ve dosdoğru olan vezin (tartı) vardır. “(el-hakk kelimesi veznin haberi yapılarak mana verilirse) “O gün vezin (amellerin tartılması) haktır ve gerçektir. Mîzânları ağır basanlar, işte onlar kurtulanlardır. Mîzânları hafif gelenler, âyetlerimize yaptıkları haksızlıktan ötürü kendilerini zarar ve ziyana uğratanlardır” (el-A’râf, 7/8-9) buyurmuştur.
Allah’a ve ahiret gününe iman etmeyenlere gelince; Allah onların amelleri için hiç bir vezin ve tartı işlemi yapamayacaktır. Mîzânda vezin, iyilikleri ve kötülükleri bulunanların sevap ve günahlarının miktarı belli olsun diye gerçekleşecektir. Allah’ı, öldükten sonra diriltilerek hesap vermeyi inkâr ettikleri için kâfirlerin iyilikleri boşa gitmiştir. Çünkü iyilikleri tutan ve muhafaza eden kap imandır. Ahirette kâfirin küfür ve günahından başka hiç bir hasenesi kalmayacağından dolayı onun için vezin ve mîzâna gerek kalmaz. Bu sebeple Cenabı Hakk şöyle buyuruyor: “De ki: Size amelce en çok ziyanda olanı haber vereyim mi. Bunlar dünya hayatında çalışmaları boşa gitmiş olanlardır. Oysa onlar güzel iş yaptıklarını sanıyorlardı. İşte bunlar, Allah’ı ve Ona kavuşmayı inkar edenlerdir. Bu yüzden amelleri boşa gitmiştir. O halde onlar için kıyamet gününde tartı işlemi yapmayacağız (vezin ikame etmeyeceğiz)” (el-Kehf, 18/103-105).
Peygamberimiz mahşer gününde üç yerde korku ve endişesi sebebiyle kimse kimseyi hatırlamayacağını söyler
1- Mîzân başında terazisinin ağır çekip çekmeyeceğini öğreninceye kadar
2- Amel defterinin verildiği ve “alın kitabımı okuyun” denildiği zaman kitabının sağında mı solunda mı yoksa arkasında mı bulunacağını öğreninceye kadar,
3- Cehennemin üstüne kurulduğu vakit Sırat’ın yanında.