İyâd kabilesinin reisi olan Kus Bin Saide, Mekke-i Mükerreme ile Tâif arasında kurulan Ukâz panayırında şu meşhur konuşmasını yapmıştır.
“Allah katında bir din vardır ki şimdi bulunduğumuz dinden daha sevgilidir. Allah’ın peygamberinin gelmesi yakınlaşmıştır. Gölgesi başımızın üstündedir, ne mutlu ona iman eden kimseye …”
Bu konuşmanın yapıldığı toplantıda Peygamber Efendimiz de vardı ve konuşmayı dinledi. O zaman otuz beş yaşlarındaydı. Bundan beş yıl sonra da peygamberlik ve risâletle şereflenmiştir, Hz. Peygamber [sallallahu aleyhi vesellem],
“Hak Teâlâ’nın, kıyamet gününde Kus b. Sâide’yi ayrıca bir ümmet olarak dirilteceğini ümit ediyorum” buyurmuştur.
Kus b. Saide kimdir?
Kus b. Saide, Arapların ünlü şair ve hatiplerindendir. Belagatı ve etkileyici konuşmasıyla dikkatleri üzerine çekmiştir. Cahiliye döneminde yaşamış ve peygamberliğin nazil oluşundan birkaç yıl önce haberini vermiş, insanlara, gelecek olan peygambere iman etmeyi tavsiye etmiştir. Allahın varlığı ve birliğine inanan, insanları putlardan uzak tutmaya, ölümden sonra dirilmeye inanmaya davet eden ileri görüşlü bir insan olarak tanınmıştır. Necran bölgesinde yaşayan İyad kabilesine mensuptur. Künyesi Kus bin Saide bin Amr el-İyadî şeklindedir.
Necran, ünlü hatiplerin yetiştiği bir bölge olarak tanınmış ve bununla ün yapmıştır. Şair ve hatip, nasihat maksadıyla aralarında Suriye ve Irakın da bulunduğu birçok bölgeyi dolaşarak insanlara nasihatlerde bulundu.
Bizans İmparatorluğuna da gittiği nakledilen Kus bin Saidenin önemli bir dostluğa da vesile olduğu nakledilmektedir. Bu ülke ile kurduğu dostluk sayesinde kendileriyle muhtelif konularda sohbetlerde bulundu. Akıl, ilim, edep, mal mülk ve mürüvvet konularına değinerek bu konulardaki düşüncelerini aktardı.
Cahiliye döneminde putlara tapmayan nadir insanlardan biri olan Kus, Hanifliler arasında ismi zikredilmekte olup, bu doğrultuda insanlara nasihatlerde bulunduğu bilinmektedir. Bu amaçla meşhur Ukaz panayırında toplanan halka fikir ve düşüncelerini bir çeşit şiir tarzında insanlara aktardı. İnsanları Allahın varlığı ve birliğine inanmaya davet etti.
Kus bin Saidenin vefatından sonra kendi kabilesinin ileri gelenlerinden oluşan bir gurup Carud bin Abdullah başkanlığında Medineye giderek Müslüman oldular. Peygamber Efendimiz, kendilerine Kus bin Saideyi bilen olup olmadığını sordu. Carud; Ya Resulallah hepimiz biliriz, ben daima onun izinden gidenlerdenim karşılığını verdi. Bunun üzerine, meşhur hutbesinden bir kısmını okuyarak kendilerine hatırlattı. Hz. Ebu Bekir, bu hutbeyi dinleyenler arasında kendisinin de bulunduğunu ve bütün sözlerinin hatırında olduğunu belirtti. Akabinde, misafir heyetten birisi kalkıp şiirini okuyunca, Peygamber Efendimiz;
Ümid ederim ki, Cenab-ı Hakk kıyamet gününde Kus bin Saideyi bir ümmet olarak haşreder diye buyurdu.
Cahiliye döneminde ölümden sonra dirilmeye inanan ilk kişi olduğu da nakledilen Kus bin Saide, Allahın varlığına inandığı gibi, Arapları putlardan uzak tutmak için de büyük gayret gösterdi. İnsanları Allaha ibadet etmeye davet etti. Kısa ve öz konuşmasıyla ve etkileyici ifadeler kullanmasıyla dikkat çekti. Kendisinden sonra gelenlerin konuşmasının belagattaki ölçüsü, onunkiyle kıyas edilmek suretiyle tespit edilmeye başlandı. Şairliğinin yanında tabip, kahin ve davalara bakan hakim özelliklerine de sahip olduğu bildirilmektedir.