Feyizli bir hayatın yaşandığı mübârek bir mükâfât ayı olan 2025 Ramazan ayı 1 Mart Cumartesi günü tutulacak oruç ile başlayacak. Diyanet İşleri Başkanlığı, 2025 Sivas Ramazan imsakiyesini yayınladı ve Sivas için iftar ve sahur vakitleri de belli olmuş oldu. İşte Oruç ayı olan Ramazan-ı Şerîf’te yapılacak iftar duası, ramazan ayı ve oruç hakkında bilgiler.
Kamerî ayların dokuzuncusu olan Ramazan-ı Şerif ayı; Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’in ifadeleri ile;
Evveli (ilk on günü) rahmet, ortası (ikinci on günü) mağfiret, sonu(üçüncü on günü) de cehennemden kurtuluş vesilesi olan, içinde bin aydan daha hayırlı olan KADİR GECESİ bulunan, adını Cenâb-ı Hakkın güzel isimlerinden birinden alan, ilk gecesinden itibaren şeytanların ve cinlerin zincirlere vurulduğu, cehennem kapılarının kapandığı, cennet kapılarının ardına kadar açıldığı pek mübârek bir aydır.
Allah’ın övgüsüne mazhar olarak Kur’ân-ı Kerim’de ismi açıkça zikredilen on bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerîf 1 Mart 2025 Cumartesi günü tutulacak oruç ile başlayacak ve 29 Mart Cumartesi günü tutulan oruç ile 2025 Ramazan Ayı sona erecek. 30 Mart 2025 Pazar günü ise Ramazan Bayramı’nı Allah’ın izni ile idrak edeceğiz.
www.huzursayfasi.com Ailesi olarak Tüm İslam Aleminin Mübarek Ramazan Ayını Kutlar Sağlık, Huzur ve Mutluluklar Dileriz.
SİVAS 2025 RAMAZAN İMSAKİYESİ
2025 Sivas Ramazan Bayram Namazı: 30 Mart Pazar Günü Saat: 06:50
Not : 26 RAMAZAN’I 27 RAMAZAN’A bağlayan gece Kadir Gecesi olarak idrak edilecektir. Bu yıl Kadir Gecesi, 26 Mart Çarşamba akşamını 27 Mart Perşembe gününe bağlayan geceye denk gelmektedir.
ORUÇ
Oruç; niyet ederek tan yerinin ağarmaya başlamasından itibaren, akşam güneş batıncaya kadar yememek, içmemek ve karı/koca ilişkisinde bulunmamaktır.
Orucun Arap dilindeki karşılığı “savm” kelimesi olup, bu kelime “bir şeyden uzak durmak, kişinin kendini tutması ve engellemesi” manalarına gelmektedir.
İslamın beş şartından üçüncüsü Ramazan ayında oruç tutmaktır. Ramazan orucu, Hicretin ikinci yılında farz kılınmıştır. Oruç için Yüce Rabbimiz şöyle buyurmuştur; ”Ey iman edenler, Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Ola ki korunup sakınırsınız.“ (Bakara 183)
Oruç, müslüman, ergin, akıllı ve sağlıklı olan herkese farzdır. Allah Teâlâ, orucu, hikmeti gereği en mükemmel bir şekilde farz kılmıştır. Bunun içindir ki oruçlu kimseye, mutedil olarak orucunu tutmasını, oruçla kendisine zarar vermemesini ve oruca aykırı olan şeyleri de yiyip içmemesini emretmiştir.
Cenab-ı Hakkın İfadeleriyle Ramazan-ı Şerif Ayı
Ramazan ayı öyle bir aydır ki, Kur’ân insanlara bir hidâyet ve hakka ulaştıran, hakla bâtılı ayıran açık âyetler hâlinde bu ay’da indirildi.
Onun için, sizden her kim bu ay’a erişirse onun orucunu tutsun.
Kim de hasta olur veya seferde bulunursa (yolculukta ise) tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kazâ etsin.
Allah size kolaylık diler, zorluk dilemez. (Onun için hastalık ve sefer hallerinde orucu terk etmenizi mübah kılmıştır.)
Bu kolaylığı, sayıyı tamamlamanız ve size yol gösterdiğinden dolayı Allah’ı büyük tanımanız için meşrû kılmştır. Umulur ki şükredersiniz. (Bakara Sûresi, âyet:185)
Hakikat Biz onu (Kur’ân’ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu, sana ne bidirdi? Kadir gecesi, bin aydan daha hayırlıdır.
O gece melekler ve Ruh (Cebrâil (a.s.) veya Ruh adındaki melek) Rablerinin izniyle, (o sene takdir edilen) herbir iş için peyder pey inerler. O gece, tâ fecrin doğuşu, tanyeri ağarıncaya kadar selâm (ve selâmettir.(El-Kadir Sûresi, âyet 1-5)
Peygamber Efendimizin dilinden Ramazan ayı
Ramazan ayının önemini ve hayata getirdiği bereketi Sevgili Peygamberimiz Şaban ayının son gününde ashabına yaptığı bir konuşmada şöyle dile getirmiştir:
Ey insanlar! Büyük ve mübarek bir ay yaklaştı, gölgesi başınıza geldi. Bu öyle bir aydır ki, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır.
Allah o mübarek ayın gündüzlerin de orucu farz, gecelerinde nafile namazları meşru kıldı. Bu ayda küçük büyük bir hayır yapan insan, başka aylarda bir farz eda etmiş gibi sevap alır.
Bu ayda bir farzı yapmak, başka aylarda yetmiş farzı yerine getirmek yerine geçer.
Bu ay Allah için açlık ve susuzluğun, taat ve ibadetin zorluklarına sabretme ve dayanma ayıdır. Sabrın karşılığı da ancak Cennettir.
Bu ay yardımlaşma ayıdır. Bu ay müzminlerin rızkının arttırıldığı aydır.
Bu ayda her kim oruçlu bir mü’mine iftar yemeği verirse iftar edecek bir şey verirse, yaptığı bu iş günahlarının bağışlanmasına ve cehennemden kurtulmasına sebep olur. Oruçlunun sevabından da hiçbir şey eksiltilmeden iftar yemeği verene de oruç tutan kadar sevap yazılır.
— Ey Allah’ın Rasülü, hepimiz iftar yemeği verecek güç ve zenginlikte değiliz, dedi bazı sahabîler. Bunun üzerine Peygamberimiz şöyle buyurdu:
— “Allah bu sevabı, bir hurma, bir yudum su ve bir miktar süt ile iftar yaptıranlara da verecektir.”
Daha sonra Peygamberimiz konuşmasını şöyle sürdürdü:
Ramazan ayının başlangıcı rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennem azabından kurtuluştur. Bu ay her kim kapısında çalıştırdıklarına kolaylık sağlarsa, Allah da onu bağışlar, cehennemden çıkarır.
Öyleyse bu ayda dört şeyi bolca yapın:
1- Kelime-i şehadeti çokça söyleyin.
2- Bol bol tevbe ve istiğfar edin.
3- Allah’tan cenneti isteyin.
4- Cehennemden Allah’a sığının.
Kim oruçlu bir insana su verirse Allah ona benim havuzumdan öyle bir su içirecektir ki o cennete gidinceye kadar asla bir daha susuzluk duymayacaktır.
Peygamberimizin şu hadisi de bu manayı destekler mahiyettedir. Buyurmuşlar ki: “Hangi mü’min bir başka mü’minin susuzluğunu giderirse, Allah ona kıyamet gününde ağzı mühürlü yani el değmemiş nefis içeceklerden ikram eder. Hangi mü’min bir aç mü’mini doyurursa, Allah onu cennet yemekleri ve meyveleriyle doyurur. Hangi mü’min muhtaç bir mü’mini giyindirirse, Allah ona cennetin yeşil libaslarını giyindirir.
“İşte bereket ayı olan Ramazan geldi. Artık Allah’ın rahmeti sizi kuşatır. O ayda yeryüzüne bol bol rahmet iner. Günahlar affedilir, dualar kabul olunur. Allah sizin iyilik ve ibadette yarışmanıza bakar da, bununla meleklerine karşı iftihar eder. Öyleyse kulluğunuzla kendinizi Allah’a sevdirin. Asıl şakî (nasipsiz kişi), bu ayda Allah’ın rahmetinden nasibini alamayan kimsedir.”
Ramazan’ın ilk gecesini de Peygamberimiz şöyle dile getirir: “Ramazan ayının ilk gecesi olunca Allah yarattığı varlıklara rahmetiyle bakar. Hangi kula Allah rahmetiyle bakarsa, ona ebedî olarak azap etmez.
Ramazan’ın her gününde cehenneme gitmeyi hak eden çokça insanı Allah cehennemden kurtarır. Ramazan’ın yirmi yedinci gecesi olunca melekler dalgalanır ve Cebbar olan Allah Teâlâ hiçbir kimsenin vasf edemeyeceği şekilde nuru ile tecellî eder ve ertesi gün bayram yapacak olan meleklere şöyle seslenir:
Ey melekler topluluğu! İşini tam yapan işçinin ücreti nedir? Melekler:
– Ücreti tam verilir, derler. Bunun üzerine Allah’u Teala,
– Sizi şahit tutuyorum ki, onların (Ramazanı hakkıyla değerlendirenlerin) hepsini bağışladım, buyurur.
“Ramazan ayının ilk gecesi girince şeytanlar ve cinlerin azgınları zincire vurularak bağlanır. Cehennemin kapıları kapatılır, hiçbir kapısı açılmaz. Cennet kapıları sonuna kadar açılır, hiçbirisi kapalı tutulmaz. Her Müslğman’ın kalbinde hissettiği bir ses yükselir:
– Ey iyiliklere istekli olanlar, hayra yönelin! Ey kötülüğe arzu duyanlar, kendinizi tutun!
Allah’ın bu gece cehennemden kurtardığı pek çok kimseler olacaktır. Bu hal Ramazan’ın bütün gecelerinde tekrarlanır.
Şu halde Ramazan ayında:
1- Oruç farz kılınmıştır.
2- Kur’an o ayda inmeye başlamıştır.
3- Semanın ve cennetin kapıları açılmaktadır.
4- Cehennemin kapıları kapanmaktadır.
5- Şeytanlar ve cinlerin azgınları zincire vurulmaktadır.
6- Bin aydan hayırlı olan Kadir gecesi vardır.
7- Allah, samimiyetle kendisine yönelen kulları bağışlamaktadır.
8- Ramazan ayında nafile ibadetlere farz, farz ibadetlere de 70 farz sevabı verilmektedir.
SİVAS İLİ HAKKINDA BİLGİ
Sivas, büyük bölümü İç Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Kızılırmak, doğu ve güneydoğusu Doğu Anadolu’nun Yukarı Fırat bölümlerinde, kuzeydeki bir bölümü de Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi’nde kalan İç Anadolu’nun en eski ve önemli kentlerinden biridir. İç Anadolu Bölgesi, Doğu Karadeniz Bölgesi ve Doğu Anadolu Bölgesinde ilçeleri ve kültür zenginliği, iklim farklılığı bulunan ve sahip olduğu değerleri ile önemli bir coğrafi konuma sahiptir. İl; kuzeyden Tokat, Ordu, Giresun, doğudan Erzincan, güneydoğudan Malatya, güneyden Kahramanmaraş, batı-güneybatıdan Yozgat, Kayseri illeriyle çevrilidir. Sivas yüzölçümü 28.488 km², alan kodu 346’dır. Sivas nüfusu 2018 yılına göre 646.608’dir.
Yüzey Şekilleri
Yüzey şekillerine dağ ve yaylalar egemendir. Ortalama yükselti 1.000 m’dir. Doğuya gidildikçe yükselti artar. İl topraklarının % 47.6’sı yaylalar, % 46.2’si dağlar, küçük bir bölümü (% 6.2) ovalarla kaplıdır. Üçüncü zamanda oluşmuş dağlar, Kuzey Anadolu dağ sistemine bağlıdır. Kelkit ve Kızılırmak vadileri arasında yükselen dağlar, batı-doğu doğrultuludur. Kuzey Anadolu Sıradağları’nın güney bölümünü oluşturan Köse Dağları, Yıldızeli İlçesi’nde Yıldız Dağı (2.537 m), (2.621 m), Köse Dağı (3.050 m), Kızıldağ (3.015 m) ile sürer ve Doğu Anadolu Dağları ile birleşir. Tecer Dağlan, Toroslar’ın kuzeye açılan koludur. Gemerek, Altınyayla ve Şarkışla ilçeleri arasında başlar, kuzeydoğuya geniş bir yay çizerek açılır. Bir bölümü Kulmaç Dağlan adını alır: Karaca Tepe (2.079 m), Keşlik Tepe (2.230 m), Gürlevik Dağı (2.688 m), Bey Dağı (2.802 m), Kızılırmak Vadisi’nin batısında başlayan Akdağlar, kuzeydoğu yönünde uzanır. Sivas-Yozgat, Sivas-Tokat il sınırlan boyunca ilerler: Karababa Dağı (2.235 m), Güldede Tepesi (2.137 m), Dikilitaş Tepesi (1.930 m). Bu dağ sırası, Yıldızeli vadisi’nin doğusunda Çamlıbel Dağlan adını alan bu dağlar, oldukça aşınmış durumdadır. Köse ve Tecer Dağlan kadar yüksek ve geçit vermez değildir. İncebel Dağlan, Gemerek yöresinde Tecer Dağları’ndan ayrılır. Kızılırmak Vadisi ile Gemerek-Şarkışla çöküntü alanı arasında yükselir, kuzeydoğuya yönelir. Kızılırmak ve kollarıyla parçalanmış bu kütle üzerindeki başlıca doruklar Karayüce Tepe (1.712 m). Yücepınar Tepe’dir (1.789 m). Doğuda volkanik kökenli Yama Dağı Ozangediği Tepe’de 2.371 m’ye ulaşır. Gürün’de Gövdeli Dağı (2.719 m) ile Hezanlı Dağı (2.283 m), önemli yükseltiler arasındadır. Dağların yüksek dorukları zamanla aşınıma uğrayarak yayla yapısı kazanmıştır. Orta Anadolu’nun en geniş yaylasını oluşturan Uzunyayla, Gemerek-Şarkışla sınırından başlar, Altınyayla Kangal ilçelerini kaplar, Malatya sınırına kadar ulaşır. Ortalama yükseltisi 1.500-2.000 m arasındadır. Yaylanın iklimi çok sert, bitki örtüsü son derece zayıf, toprakları aşınmıştır. İl merkezinin kuzeybatısında uzanan yüksek düzlüklere Meraküm Yaylası adı verilir. Yükselti genelde 1.500 m’nin üzerindedir. Köse Dağları, Kızılırmak ve Yeşilırmak havzalarını birbirinden ayırır. Irmaklar, iki ana havzada toplanmıştır. Kızılırmak (250 km’si il topraklarında akar), İmranlı, Suşehri arasında Kızıldağ’ın güney yamaçlarından üç kol olarak doğar. Bu kollar, İmranlı’ya 6 km uzaklıkta Çukuryurt Köyü yakınlarında birleşerek Kızılırmak adını alır. Zara yakınlarında Köse Dağları eteklerinden kaynaklanan Habeş Çayı’nın, Zara Ovası güneyinde Acısu’yu alır. Hafik yönüne döner. Koruçay ve Acıırmak ile birleşir, ardından Merkez İlçe topraklarına girer. Merkez İlçe’de Tecer, Munda, Mıslıırmak; Yıldızeli çaylarım alır, güneybatıya döner. Yıldızeli’nde Kardırak, Acısu, Gemerek’de Sınır ve Kasımbeyli derelerini alır, bir süre sonra il dışına çıkar. Yeşilırmak Havzası (Suşehri, Akıncılar, Gölova, Koyulhisar ilçelerini içerir). Kelkit ve Tonazlı çayları da Yeşilırmak Havzası’na girer. Gümüşhane’den doğan Kelkit Çayı, il topraklarında akarken, Şapniyar, Akşar ve Gemin derelerini alır. Tozanlı Çayı, Köse Dağları’nın batı yamaçlarından doğar. Küçük sularla beslenir, bir süre dar ve derin bir vadide akar. Çaltı Çayı, Tohma Çayı, ilden doğan ve Fırat Irmağı Havzası’na giren öteki önemli ırmaklardır. İldeki göller, küçük ve sığdır. İl merkezine 50 km uzaklıkta, Concin Ovası’nın doğusunda Tödürge Gölü (5 km2, ortalama derinliği 20 m), Hafik yöresinde irili ufaklı Hafik gölleri (1 km2, ortalama derinliği 6 m olan, Büyük Hafik, bunların en büyüğüdür); Hafik’in 13 km kadar doğusunda, Sivas-Erzurum Karayolu’nun kuzeyinde başlıca göllerdir. Fazla sularını Kızılırmak’a boşaltan, dipten gelen kaynaklarla beslenen göllerde balık boldur. Ayrıca, yağışlı mevsimde suları bolla-şan, yazın kuruyan küçük göller vardır: Merkez İlçe’de Bostankaya ve Acıgöl, Gölova’da Gölova, Gürün’de Ayfır.
İklim ve Bitki Örtüsü
İklim karasaldır. Yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlı geçer. Kuzeyde Karadeniz ikliminine tkileri bir ölçüde görülür. Koyulhisar, Suşehri, Gölova ve Akıncılar’da iklim daha ılıman; Zara, Merkez, İmranlı, Hafik, Doğanşar, Yıldızeli, Şarkışla, Altınyayla ve Gemerek’te daha serttir. Yıllık ortalama sıcaklık, Merkez İlçe’de 8.6°C’tır. En soğuk ay ocak, en sıcak ay ağustostur. Ortalama yıllık yağış tutarları, merkezde 411.3 mm’dir. Yağışlar, Kelkit Vadisi dışında genelde ilkbahar, sonbahar ve kış aylarında düşer. Yaz aylan kuraktır. Kelkit Vadisi, Karadeniz etkisi altında olması nedeniyle, daha düzenli yağış alır, yaış aylara dengeli dağılır.
Doğal bitki örtüsü oldukça zayıflamıştır. Uzun ve sert geçen kışlar, ormanları önemli oranda azalmıştır. Yayla bitkilerinde, aşın otlatma sonucu, tür sayısı ve verim gücü azalmıştır. Geven, sığırkuyruğu, kekik, yavşan, meşe, ardıç, karaçam ve sarıçam türlerinden oluşan eski orman kalıntıları vardır. Orman örtüsünün yok edilmesi sonucu toprak aşınmaya uğramış, birçok yerde çıplak kayalar kalmıştır. Kuzeyde Karadeniz ikliminden etkilenen yerlerde, Suşehri ve Koyulhisar’da iğne yapraklı türlerden (sarıçam, karaçam) oluşan zengin ormanlar görülür.