Hevesini kırmak deyiminin anlamı
* Arzusunu, düşüncelerini engellemek, isteğini yok etmek.
* Zevki kaçmak, hevesi kalmamak, şevki kırılmak.
Örnek: Çocuğun hevesini kırıyorsun, bırak uğraşsın.
Örnek 2: Para kazanamayınca bu işten de hevesim kırıldı.
Hevesi boğazında kalmak deyiminin anlamı
Çok istediği, imrendiği, kavuşmak dilediği şeyi elde edememek.
Örnek: Pikniğe gitmek istiyorduk, yağmur yağınca hevesimiz boğazımızda kaldı.
Örnek 2: Tiyatroya gidecekti, ama hevesi boğazında kaldı.
Hevesine düşmek deyiminin anlamı
Kuvvetle istemek.
Hevesi kalmamak deyiminin anlamı
Şevki kırılmak, isteği kalmamak.
Hevesi içinde kalmak deyiminin anlamı
Çok istediği, imrendiği, kavuşmak dilediği şeyi elde edememek.
Örnek: Pikniğe gitmek istiyorduk, yağmur yağınca hevesimiz içimizde kaldı.
Örnek 2: Tiyatroya gidecekti, ama hevesi içinde kaldı.
Hevesi kursağında kalmak deyiminin anlamı
* İstediği bir şeye sahip olamamak ya da istediği bir şeyi yapamamaktan kaynaklanan bir sıkıntı duymak.
* Çok istediği, imrendiği bir şeyi elde edememek.
Örnek: Pikniğe gitmek istiyorduk, yağmur yağınca hevesimiz kursağımızda kaldı.
Hevesini almak deyiminin anlamı
* Çok istediği bir şeyi gerçekleştirerek, o şeye karşı eski isteğini yitirmek.
* İmrendiği, çok istediği şeye kavuşup ona doymak.
Heves etmek deyiminin anlamı
Bir şeye karşı istek duymak, eğilimli olmak.
Hevesi kırılmak deyiminin anlamı
İsteği, arzusu, şevki kalmamak.
Örnek: Çocuğun okulda hevesi kırılmasın diye her şeyi alıyoruz.
Örnek 2: Matematikten hep zayıf alıyorum, hevesim kırıldı artık.