Tuhaf; şaşkınlık verici, şaşırtan, acayip, değişik, garip, anlaşılmaz, alışılmamış ya da alışılmamış biçimde olan, şaşılan bir şey karşısında söylenen söz gibi anlamlara gelir. Ayrıca tuhaf; gülünç, güldürücü manalarına da gelir. İşte tuhaf kelimesi ile ilgili cümleler.
– Yıllar sonra, çocukluğumun geçtiği sokaklarda yürüyünce bir tuhaf oldum.
– Bu özel günde giydiği elbiseyi tuhaf buldum.
– Bu kıyafetle tuhaf oluyorsun.
– Tuhaf söylüyorsunuz reis efendi. Bu kadar milyon nüfus içinde iki kişinin şehâdeti makbul olur mu? (F. Reşat)
– Yabancı uyruklu olduğundan, Türkçe konuşmasını herkes tuhaf bulur.
– Kibirli, alıngan olmayan, tuhaf ve nükteli bir adammış. (A. Ş. Hisar)
– Ben, son senelerde işitmez olduğum bu kahkahaları duymak için ona tuhaf romanlar okumaktan zevk alırdım. (P. Safâ)
– Ahmet’in tuhaf davranışları vardır.
– Tuhaf, sanki geleceğimi biliyor gibi idi.
– Tuhaf çocuk, günü gününe uymuyor.
– Bu tuhaf buluşları her gelişinde söyledikçe gülmekten kırılırdık. (A. Gündüz)
– Ömründe bu kadar tuhafına giden söz işitmemiş olduğunu söylerdi. (A. Ş. Hisar)
– Silkelemek istedi, fakat tuhaf ve belirli bir korkuyle vazgeçti (M. N. Sepetçioğlu)
– Bu şimdiye kadar gördüğüm en tuhaf şeylerden biridir.
– Ne tuhaf kız bu Şehnaz! (Y. Z. Ortaç)
– Tuhaf! Her yerde olduğunun aksine, burada şehirden uzaklaştıkça binaların güzelliği artıyor. (A. Haşim)
– Bu kadar ısrar etmesi çok tuhaf.
– Öğretmeni beklerken, tuhaflık edip bizi eğlendirmeye çalışıyordu.
– Bir kısmında Azerbaycan ile, Kafkasya ile sıkı münâsebetinin doğurduğu tuhaf bir çeşni, bütün melez şeylerdeki o marazî hislilik vardır. (A. H. Tanpınar)
– Hatta onun başına gelen şeyler de ekseriya böyle tuhaf olurmuş. (A. Ş. Hisar)
– Anasınınkine benzemeyen tuhaf kokulu, fazla yumuşak, içine gömülüverilen cansız bir göğüs. (R. H. Karay)
– Tuhaf bir tip, çözemedim.
– Adamın tuhaf bir görünüşü vardı.
– Hanımı ve uşağı, kırmızı derili Amerika yerlilerinin tuhaf âdetlerinden bir kısmını kapmışlar. (R. H. Karay)
– Nahit’in onda hiç görmediği bir tuhaf hâli vardı. (T. Buğra)
– Filmin adı tuhafına gitmişti.